
Özal, Çiller ve Erdoğan’ın uyguladığı programın iflası
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türkiye’yi sarsan fon vurgununun 1980’den bu yana uygulanan Özal, Çiller ve Erdoğan programlarının kaçınılmaz sonucu olduğunu belirtti. Perinçek, “Üreticiyi kambur ilan eden sülük ekonomisi çöktü. Çıkış Üretim Devrimi’ndedir” ifadelerini kullandı.

PERİNÇEK: “SÜLÜK EKONOMİSİ ÇÖKTÜ”
Hafta başında Türkiye fon kriziyle sarsıldı.
24 Ocak Kararlarıyla kurulan neoliberal sistem sonuna geldi
Ve Özal-Çiller-Erdoğan hükümetlerinin ekonomi politikaları duvara tosladı.
500 bine yakın vatandaşı mağdur eden kriz yeni bir dönemin de başlangıcı.
Yetkililerin göz yummasıyla 500 milyar liradan fazla vurgun yapıldı.
Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, Türkiye’yi sarsan fon vurgununun 1980’den bu yana uygulanan Özal, Çiller ve Erdoğan programlarının kaçınılmaz sonucu olduğunu belirtti. Perinçek, “Üreticiyi kambur ilan eden sülük ekonomisi çöktü. Çıkış Üretim Devrimi’ndedir” ifadelerini kullandı.
Ahmet Arslan’ın Aydınlık’taki haberine göre, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusal Kanal canlı yayınında Türkiye’nin gündemine oturan fon vurgununa ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. Fon mağdurlarının yaşadıklarının bireysel adli olaylar olmadığını, sistemik bir çöküşün sonucu olduğunu vurgulayan Perinçek, Türkiye’nin 1980 yılından bu yana uygulanan neoliberal ekonomi politikalarının sonuna geldiğini belirtti.
Türkiye’yi fon felaketine sürükleyen sürecin tarihsel arka planını anlatan Perinçek, Turgut Özal ile başlayan, Tansu Çiller hükümetleriyle sürdürülen ve Tayyip Erdoğan yönetimleriyle devam ettirilen “dünya ekonomisiyle bütünleşme” programının sonucu olduğunu söyledi.
‘ÜRETİCİNİN KAMBUR İLAN EDİLDİĞİ SİSTEM BATTI’

Türkiye’nin 24 Ocak 1980 kararlarıyla yeni bir yörüngeye sokulduğunu hatırlatan Doğu Perinçek, “Biz dünya ekonomisine entegre oluyoruz sloganıyla kapılar, bacalar açıldı; gümrükler indirildi ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) sırtımızda kambur denilerek özelleştirildi. Çiftçiye, esnafa verilen destekler kesildi. Atatürk devriminin ‘Üretici bu memleketin efendisi’ ilkesi çiğnenerek üretici kambur ilan edildi. Turgut Özal bu sistemi kurdu, Tansu Çiller devam ettirdi, 2002 sonbaharından itibaren de Tayyip Erdoğan hükümetleri sürdürdü. Şimdi geldiğimiz yer, üreticilerin kambur ilan edildiği sistemin battığı, çöktüğü yerdir” dedi.
Gümrük duvarlarının yıkılmasıyla Denizli, Konya, Bursa, Balıkesir, Diyarbakır ve Trabzon gibi sanayi kentlerindeki küçük ve orta ölçekli sanayicilerin ağır darbe aldığını kaydeden Perinçek, pamuk üreticisinden Zonguldak’taki maden işçisine kadar üretim çarklarının durdurulduğunu, yerli üretimin yerini borçlanmanın aldığını ifade etti.
‘SÜLÜK EKONOMİSİ ÜRETİLENİ YAĞMALAYACAK’
Sistemin üretim odaklı yapıyı tasfiye ederek yerine “sülük” olarak nitelendirdiği dört hakim unsur çıkardığına dikkat çeken Vatan Partisi Lideri, bu unsurları şöyle sıraladı:
“Sıcak para komisyoncuları, tarikat rantçıları, büyük faizciler ve borsa vurguncuları. Bunlar sülük. Üreten değil, alın teriyle üretilenleri emen unsurlar. Fabrika kurup üretim yapmak yerine ‘dolardan aldım euroya yatırdım, eurodan aldım altına yatırdım’ anlayışı yerleştirildi. Bu, yatırımla alakası olmayan havadan para kazanma sistemidir. İşte bu fonlar da üretim süreçlerinin dışında oluşan bu yağma sisteminin bir parçasıdır. Yaklaşık 500 bin yurttaşımız bu havadan para kazanma sistemine çekilerek mağdur edildi.”
‘AK PARTİ İÇİNDEKİ ATLANTİKÇİLER ERDOĞAN’I DEVİRMEK İÇİN KULLANIYOR’
Gelişmelerin siyasi boyutuna da dikkat çeken Doğu Perinçek, fon soruşturmalarının yalnızca bir yargı konusu olmadığını, AK Parti içerisindeki iktidar kavgalarında bir araca dönüştürüldüğünü iddia etti.
Perinçek, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu sistemin üç sorumlusu vardır: Turgut Özal, Tansu Çiller ve Tayyip Erdoğan. Ancak geldiğimiz noktada AK Parti içinde de bir iktidar kavgası başladı. AK Parti içindeki Atlantikçiler, kendi dayattıkları sistemin sorumlusu olarak hükümeti ve Tayyip Erdoğan’ı gösteriyorlar. Buradaki toplumsal öfkeyi, Tayyip Erdoğan’ı devirmek ve zayıflatmak için kullanıyorlar. Havadan para kazanma sürecini, havadan iktidar kazanma sürecine dönüştürmek istiyorlar.” ifadelerine yer verdi.
| ‘ÇÖZÜM POLİSİYE TEDBİR DEĞİL, ÜRETİM DEVRİMİ’ Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetimleriyle veya polisiye tedbirlerle bu tablonun düzeltilemeyeceğini vurgulayan Perinçek, meselenin denetim değil sistem sorunu olduğunu kaydetti. Türkiye’nin tek çıkış yolunun Vatan Partisi’nin “Üretim Devrimi” programı olduğunu belirten Perinçek, çözüm adımlarını, “Mağdurlara önerim; hepsi Vatan Partisi’ne girsinler ve Üretim Devrimi’ni birlikte yapalım. Yabancı bankalar millileştirilecek, yurt dışına kaçırılan 500 milyar dolar devlet zoruyla Türkiye’ye getirilip yatırıma sokulacak. Banka kasalarında kilitli tutulan 500 milyar dolar değerindeki altın kaynakları üretime aktarılacak. Borsa yeniden düzenlenecek, emtia borsaları öne çıkarılacak. Türkiye, Londra veya New York bankalarından dilenmeyecek; kendi insanının alın teriyle yaratılan kaynaklarla yeniden üreten Türkiye’yi kuracak.” şeklinde aktardı. |

